En son konular
» Merhaba tekrar :)
Ptsi Haz. 08, 2015 9:23 pm tarafından PaperDragon

» Gaziantep'ten selamlar
Ptsi Haz. 08, 2015 8:52 pm tarafından PaperDragon

» Caput Algol sabit yıldızı
Ptsi Mayıs 18, 2015 11:25 am tarafından Uranus

»  Nazım Hikmet
Ptsi Mayıs 18, 2015 4:57 am tarafından Uranus

» Progres Asc
Ptsi Mayıs 18, 2015 4:56 am tarafından Uranus

» Stelyum
Ptsi Mayıs 18, 2015 4:55 am tarafından Uranus

» ben geldimm
Ptsi Mayıs 18, 2015 4:52 am tarafından Uranus

» SES ??
Ptsi Mayıs 18, 2015 4:51 am tarafından Uranus

» KARŞILIKLI AĞIRLAMA (MUTUAL RECEPTİON)
C.tesi Ara. 20, 2014 10:35 pm tarafından sinan1399

Anket

Bucunuz Hangisi

9% 9% [ 402 ]
8% 8% [ 376 ]
8% 8% [ 370 ]
9% 9% [ 439 ]
9% 9% [ 410 ]
8% 8% [ 391 ]
9% 9% [ 409 ]
9% 9% [ 414 ]
7% 7% [ 347 ]
7% 7% [ 318 ]
9% 9% [ 415 ]
9% 9% [ 427 ]

Toplam Oylar : 4718

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Ekim 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    

Takvim Takvim

.
.

ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Aşağa gitmek

ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından ali Bir Perş. Ağus. 12, 2010 7:59 am

ASTROLOJİ VE SAĞLIK
Günümüz biliminin ulaştığı noktaya baktığımızda evrende herşeyin birebir iletişim halinde olduğunu, sonsuz kainatın sonsuz etkileşimler içinde boyut boyut yüzdüğünü görebiliriz. Evrensel sistemler içerisinde astroloji kapsayıcı yönüyle belki de sistemi en belirgin olarak ifade edebilen ideal bir oluşumdur.

Bir zamanların yüksek bilimlerinden sayılan astroloji , bu bilgilere sahip geçmişteki yüksek medeniyetlerin yeryüzünden silinmeleriyle beraber gerilemiştir. Çoğu zaman unutulan bu bilim daha sonraki devirlerde tekrar gün ışığına çıkmaya başlamıştır. Binlerce yıl sadece 5 gezegen bilindi. Bunlar Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn idi. 1781 yılında Uranüs , 1846 yılında Neptün, 1930 yılında ise Pluto’nun varlığı ortaya çıkarıldı.

Geçmiş mitolojiler ve efsaneler astrolojik ifade ve anlamları farklı yöntemlerle sembolize etti. Farklı kültürler ve coğrafyalarda, farklı anlatımlarla aynı konulara işaret edildi. Hatta geçmişte, pek çok insanın düşündüğünden de daha ileri bilgiler mevcuttu. Bilhassa şekilci Yunan mitolojisinde 12 tanrıdan bahsedilirdi ve bu on iki tanrı, muhtelif yıldız ve gezegenlerle irtibatlandırılırdı. (Zeus, Jüpiter ile; Ares, Mars ile; Hermes, Merkür ile; Afrodit, Venüs ile) Sembollerle biçime kavuşturulan anlamlar farklı kültürlerde hep aynı anlamlara atıfta bulundu.

Ünlü tefsir alimi Elmalılı Hamdi Yazır burçlar kuşağının bölünmesinin ve adlandırılmasının gökler ilminin kurucusu olarak tanınan Hz. İdris (AS)’ a kadar uzandığını, İdris peygambere burçlar ilminin bilgisinin verildiğini belirtmektedir. Yine bazı kaynaklarda ise yıldız ilminin saf insan bilgisinden değil, yeryüzüne göklerin bilgisini getirmek üzere Satürn ‘e giden İdris peygamberden veya Hermes (Trismegistus)’a indirilen vahiyden kaynaklandığına inanılır. Hatta Hermes’in İdris peygamber olduğu kuvvetle muhtemeldir. Onun feleklerin tanıtılması amacıyla Zühal feleğine kaldırıldığı orada 30 yıl mekan tutarak yeryüzüne indiği, yıldızlar ilmi hususunda en tecrübeli kişi olduğu anlatılır. Babilliler tarafından tespit edilerek 12 burç olarak sınıflandırılan takımyıldızların da o çağda yaşadığı öne sürülen İdris peygamberin mucizesi olduğu belirtilmiştir.

Burçlar kuşağındaki farazi şekillerin M.Ö.3000 yıldan beri benimsendiği tahmin edilmektedir. Asırlar önce insanlık, dış alemin, görünmeyen alemlerin mahiyetini incelemiş, bulunduğu dünyada kendisini etkileyen faktörleri incelemişlerdir. Araştırmalar ilerledikçe gezegenlere muhtelif isimler verilmiştir. Astroloji bazı bilim adamları tarafından solaristik, lunaristik, elektromanyetik gibi isimlerle yeniden keşfedilmeye başlamıştır. Bu ve benzeri yönleriyle astroloji-tıp ilişkisinden de tarih boyunca istifade edilmiştir.

Günümüz bilimi, çeşitli iletişim araçlarıyla evrende oluşan, mahiyeti bilinmeyen olayları insanlığa anında ulaştırabilmekte ve gelecek olan muhtemel etkilere karşı insanlığı uyarabilmektedir. Örneğin; güneşte ortaya çıkabilecek olağanüstü bir değişiklik dünyadaki canlıların sinir sistemleri üzerinde doğrudan etkide bulunabilmekte, çeşitli hastalıklara, psikolojik buhranlara, hatta ölümlere sebep olabilmektedir.

Günümüz araştırmaları sonucu anlaşılmaktadır ki; herşey doğal bir ritme sahiptir. Matematiksel araştırmalar söz konusu ritmlerin, manyetik bir etkiyle oluştuğunu ortaya koymaktadır. Pek çok sağlık problemi güçlü elektromanyetik alan oluşturularak tedavi edilebilmektedir. İnsanın biomanyetik alanlarının haritaları çıkarılmıştır. Bilimsel olarak otoriteler de göksel güç alanlarının insanlar üzerindeki etkilerini kanıtlamışlardır.

Evrende sonsuz yaşam enerjisi mevcuttur. İnsan bedeninin eterik, zihinsel, duygusal ve ruhsal bedenlerden oluştuğu düşünülmektedir. Eterik beden üzerinde zihinsel beden, zihinsel beden üzerinde duygusal beden, onun üzerinde ise ruhsal beden yer almaktadır. Bu bedenlerin hepsi aurayı oluşturmaktadır. Yaşam enerjisi sadece fiziksel şifa getirmekle kalmaz, ruhsal dengeyi de oluşturur. İşte bu yaşam enerjisi insan bedenine çakralar vasıtasıyla akar. Beden çevresindeki enerji alanı aura adını alır. Görülüyor ki varolan yaşam enerjisi muhtelif yöntemlerle manyetik alanlar oluşturularak dengelenmeye çalışılmaktadır. Evrendeki tüm enerjiler melk yapılar tarafından bir nevi elektromanyetik dalga ve ışınımlar vasıtasıyla küçük alem dediğimiz insan bedeni üzerine doğrudan etkiler yaratmaktadır.

Diğer yandan her gök cismi; hava koşullarına, doğa olaylarına, insan vücuduna, psikolojisine ve sağlığına doğrudan yansımaktadır. Evrende herşey iletişim halinde ise algıladığımız haliyle mesafelerden bahsetmek çok anlamlı hale gelmemektedir. Bu boyuttan konuyu değerlendirdiğimizde herşey bilgi akışından ibarettir. Bu nedenle astroloji ve gezegenler vasıtasıyla alınan etkileşim ve bilgi transferi önemli rol oynamaktadır.

Günümüzde dünyada pek çok doktor ve ruh hekimi, teşhis öncesinde hastalarının yıldız haritalarına bakmakta ve değerlendirmektedir. Astroloji tüm dinlerin ve bilimlerin temel konusu olmuştur. Doktorlar ve din alimleri astrolojiyi öğrenmenin gerekliliğine inanmışlardır. Bugün bile Fransa’da bebeklerin doğum zamanını ayarlamak için astrologlardan istifade edilmektedir. Şu da unutulmamalıdır ki doğum saatinde yapılacak bir düzenleme de kader planı dahilindedir.

Astroloji; güneş, ay ve diğer gezegenler ile yıldız ve burçların (makrokozmos’un) başta insan olmak üzere dünya üzerinde bulunanlara (mikrokozmos’a) etkilerini incelemektedir.

Bireysel astrolojinin içeriğinde; kişinin iletişime yönelik tutumu, düşünce tarzı, inanca dair yaklaşımı, ruhsal gelişim kapasitesi gibi hususlar incelenmekte; kişinin ruhsal ve psikolojik yönden eğilimi hakkında değerlendirmelerde bulunulabilmektedir. Bu yönüyle tıbbi astroloji ya da bir başka ifadeyle sağlık astrolojisi büyük bir önem taşımaktadır. Bireysel astroloji kapsamında kişilerin doğum haritası incelenerek sağlık hususunda analiz, inceleme ve değerlendirmelerde bulunmak mümkün olup, olası hastalıklar, kaza ve ölüm şekli, hatta bazen ölüm zamanı tahmin edilebilmektedir. Ayrıca, rahatsızlıkların psikolojik kökenli olup olmadığı, fizyolojik rahatsızlıkların yapısı hakkında bilgilere ulaşılabilmektedir.

Burçlar, gezegenler ve yıldız haritasında yer alan evler sistemi, vücudumuzun belli organlarını temsil etmektedir. Burçlar vucut üzerindeki organları ifade ederken, gezegenlerin düştüğü evler, burçlar ve aralarında oluşan açılar ne tür hastalıklara meyilli olduğumuzu ifade eder. Burçlar vücuttaki hassas organları göstermektedir. Diğer yandan her burcun, karşıt burcunun temsil ettiği organlar açısından hassas olduğu da unutulmamalıdır. Görülmektedir ki burçlar, gezegenler, evler belli organları temsil etmekte ve birey, haritasında aldığı etkiler doğrultusunda sağlıklı olabilmekte yada hastalıklara yakalanmaktadırlar.

Gezegenlerin hangi evlere düştüğü, evler, burçlar ve aralarındaki oluşan açılar ne tür hastalıklara karşı dirençli olduğumuzu yada hassas olduğumuzu belirler. Her burç, karşıt geldiği burcun temsil ettiği organlar açısından hassasiyet yaratır. Özellikle astrolojideki birinci ve altıncı evler bu konuda ayrı bir öneme haizdir. Astrolojide yıldız haritasına horoskop diyoruz. Horoskop belli bölümlere ayrılır.Bunlar 12 ev olarak adlandırılır.

Ayrıca, doğum öncesi alınan etkiler ve bilhassa Güneş ve Ay tutulmasının etkileri, mevcut hastalıklara da ışık tutabilmekte,hastalıkların kökeni hakkında önemli işaretler vermektedir.

Bazı ilginç örnekler vermek gerekirse; erkeğin haritasında Güneş, kadın haritasında Ay sağlıkla ilgili önemli bilgiler verir. Gezegenlerin aldıkları olumlu ve ılımlı açılar sağlığı güçlendirici rol oynarlar. Aksi halde sorunlar ortaya çıkabilir. Özellikle satürn ile zıt açılar, devresel sağlık problemlerinde çok önemli bir göstergedir. Jüpiterin, güneş ve ay ile olumsuz açıları karaciğer bozukluklarına neden olabilmektedir. Haritada altıncı evde bulunan burç sağlık konusunda pek çok fikir verebilmektedir. Plutonun güneş ve ay ile sert açıları üreme yolları ve boşaltım ile ilgili sorunlara neden olabilir. Neptünün sert açıları alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Güneş ve ayın konumu, birinci ev, altıncı ev ve yönetici gezegenin konumu, altıncı evin duvarı, Satürn, Mars ve Uranüs gezegenlerinin güneş ve aya olan konumları, altıncı ve onikinci evlerin duvarlarındaki zararlı gezegenlerin mevcudiyeti, bunun fiziki kusurlarla doğrudan bağlantılı olması, altıncı evin doğal burcu olan Başak ve Merkürün pozisyonu sağlık konularıyla ilgili sadece bazı ipuçlarıdır.

Altıncı ev anolojik olarak Başak burcunun doğal evidir.Yöneticisi merkürdür. Pek çok astrolog bu evi sağlık ve hastalıklar ile bağlantılı olarak değerlendirir. Beslenme ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili pek çok ipuçları verir. Aynı zamanda vücutta bağırsak sistemi ile ilgilidir. Altıncı evdeki planet ve aldığı etkilere bakılır. Mesela, Marsın altıncı evde ve sert açılar alması muhtemel sağlık sorunlarını ve kaza tehlikesini getirir.Ya da bu evdeki plutonda hastalıkların kökeni psikolojik olabilmekte, fiziki tedaviler etkin olamamaktadır. Diğer yandan pekçok şifacının, doktor ve güzellik uzmanının haritalarında bu ev önemli açılara sahiptir.

Gezegenler ve burçlar itibariyle bir değerlendirme ve sıralama yapacak olursak ;

Ay ya da yengeç burcunun altıncı evde olması kişilerin duygusal durumları ile sağlık durumları birbirleriyle doğrudan ilintili olmakta, yani o gün moralleri bozuksa doğrudan vücutlarında kasılmalar, sebepsiz başağrıları, hatta alerjiler görülebilmektedir. Hastalıkları ise genellikle stres, sinir bozukluğu gibi sebeplerden ileri gelmektedir. Dikkatsiz ve dengesiz rejimleri nedeniyle de vucutlarını güçsüz bırakarak, kolayca nezle, grip olabilmektedirler. Gezegenlerin sert açılarında uyuşturucu, alkol bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklar da görülmektedir.

Ay ; üretkenlik ve verimlilik, doğurganlık, vücut sıvıları, kan, lenfler, mide, sindirim sistemi, beyincik, mukoza, gözler (Kadında sağ göz-erkekte sol göz ) ile ilintilidir.

Merkür veya ikizler ya da başak burcunun altıncı evde olması halinde ise kişiler alternatif tedavilerle (akapunktur, homeopati, aromaterapi gibi) ilgilenebilmektedirler. Vejeteryanlık gibi farklılık gösteren beslenme alışkanlıklarını da uygulamaktadırlar. Sert açılarda ise sinir sistemi ve elleriyle ilgili ciddi sağlık problemleri yaşayabilmektedirler.

Merkür; konuşma ve duyu organları, sinir sistemi, akciğerler, eller ve parmaklar, solunum sisteminin üst kısmı, tiroid bezi ile ilintilidir.

Venüs, boğa burcu ya da terazi burcu altıncı evde ise; bu durum sağlıklı ve iştahlı olmanın belirtisi olarak görülür. Dayanıklı bir vücuda sahip olup, ağır hastalık geçirmezler. Ancak, yeme ve içmeye meraklı olmalı nedeniyle, aşırı kilo alabilmektedirler. Troit salgıları ve böbrek üstü bezlerinin salgılarının düzensiz olması halinde fazla kiloya neden olabilmektedir. Bu nedenle de düzenli egzersiz yapmaları gerekmektedir.

Venüs; bezeler ve hormon sistemi, böbrekler, toplardamarlar, iştah durumu, boğaz, ağız, deri, yanaklar ile ilintilidir.

Mars veya koç burcunun altıncı evde olması halinde strese dönük olarak, özellikle deri ile ilgili rahatsızlıklar (egzama, alerji, dökülmeler..) görülebilir.

Mars; vücut ısısı, kaslar ve kas sistemi, cinsel fonksiyonlar, idrar Yolları, kan, alyuvarlar, akyuvarlar, safra, baş, kaza ve ameliyatlar, iltihaplanma ile ilintilidir.

Neptün veya balık burcunun altıncı evde olması halinde ise; bu kişilerin dış etkilere karşı vücutlarının daha hassas olduğu görülmüştür. Sıcaklık farkları, aldıkları ilaçlar veya aldıkları gıdalardan hemen etkilenebilirler. Sık sık alerji sorunu yaşayan bu insanlar psikolojik sıkıntılarda hemen rahatsızlanabilirler. Sert etkiler altında ise ruhsal sorunları ve psikosomatik hastalıkları kendilerine çekebilirler.

Neptün; epifiz, vücut lekesi, aura, uyku hali, uyuşma hali, bilinç altı, omurilik, alerjiler, rüya fonksiyonları, alerjik reaksiyonları ile ilintilidir.

Pluton veya akrep burcu altıncı evde ise; pluton cinsel organları temsil ettiğinden sert açılar halinde bu kişilerin aids, kanser gibi tehlikeli hastalıklara yakalanma riski yüksek görülmektedir.

Pluton; kollektif bilinçaltı, yenilenme, kronik hastalıklar, belirsiz ve sonradan çıkan hastalıklar, bilinçsizlik, yaşamın sonu, genel cinsellik ile ilintilidir.

Satürn veya oğlak burcunun altıncı evde olması halinde; müzmin hastalıklara yakalanabilir, kolayca hasta olan bünyeye sahip bu kişilerin gençlik yılları özel bir önem arzeder.

Satürn ; iskelet sistemi, kemikler, taş oluşumu, organ kaybı, yaşlılık, eklemler, dalak, deri, dişler, ilik ile bağlantılıdır.

Güneş ve aslan burcu; kalp, hayat enerjisi, hücre, dolaşım sistemi, vücut, omurga, hücre, yaşam gücü ile bağlantılıdır. Güneş zodyağın beşinci burcu olan aslan burcunun yöneticisidir. Aynı zamanda kalbi, temel yapıyı ve genel canlılığı da ifade eder. Elde edilen bulgulara göre, hayatın temel maddesine DNA ya doğrudan etkiler yapmaktadır. Kronik ya da köklü hastalıklar için, güneşin ilgili burçtan geçişi sırasında ters açılara bakılmaktadır. Güneş aynı zamanda omuriliği, erkekte sağ gözü, kadında sol gözü, damarları ve dalağı da yönetmektedir.

Güneşten fazla enerji geldiğinde, kızamık, çiçek gibi hastalıklar başgösterebilmektedir. Bu konu, yeni tıbbi biomanyetik araştırmalarla izlenmektedir.

Jüpiter ve yay burcu ; bademcikler, karaciğer, hipofiz bezleri, dalak, kan dolaşımı, kaburgalar ile bağlantılıdır. Bizlere ne kadar garip gelse de jüpiterin yıldız haritasındaki konumu ve diğer gezegenlerle ilişkisi, başkalarından daha çok kilo almamıza yol açabilmektedir.

Üranüs ve kova burcu; genel vücut ritmi, nabız, nefes, sinir sistemi, beyin taşı, hipofiz, omurilik, sırt, uyuşmalar.

Astrolojide 4 element ve 4 nitelik üzerinde durulmuştur. Bu elementler ateş, toprak, hava ve su’dur. Kişisel yapı itibariyle bireyler bu 4 elementten herhangi birinin veya bir kaçının ağırlıklı özelliklerine sahip olabilirler.

Ateş; bir nevi şuur ve bilinçtir. Aydınlanmayı sağlar. Yapıcı ve bilinçlilik düzeyini ifade etmekle beraber, kötü kullanıldığında yakıcı ve yok edici özelliğini taşır. Ateş, ulaşabileceği herşeyi yoklar, dener ve sınar. Ulaşabildiklerini kendisine maletmeye çalışır. Hatta tutuşturabilse kendi parlamasına, alevlenmesine alet eder. Suyu buharlaştırır, arıtır, yükseltir. Havayı ise ısıtır, genleştirir. Bir nevi savunma güdüsüdür. Bu noktada ateşli hastalıklardaki, ateşin iyileştirici ve savunmacı fonksiyonu burada önem kazanmaktadır.

Toprak, yutan ve çürüten bir yapıya sahiptir.

Hava, dünyayı saran atmosfer olmasıyla da canlılığın ana kaynaklarındandır. Hava sembolizmde akıldır. Ve insan hayatını idame ettirebilmek için akla ihtiyaç duymaktadır. Hava ileticidir. Isı, ışık, koku, ses gibi iletişim ve algılamaya dayalı enerji dalgalarını özenle gidecekleri noktaya iletirler. Özellikle iletişim ve akla yönelik psikolojik açılımlarda hava elementi önemli bir rol oynar.

Su, yaşamın kaynağıdır. Vücudun ağırlıklı su olan yapısı nedeniyle yaşamı destekler ve korur. Hissiyata ilişkin yapısı ile de çözücü ve ileticidir. Bünyesinde dolaştığı canlıya kendisini adar ve içine nüfuz ettiği varlığın rengini alır. Birleştirici ve uyumlayıcı özelliği vardır. Kolay çözündüğü için dolaştığı yerin maddesine bulanır. Saf haliyle kalması zordur.

Kısacası dört element dört farklı mizaca tekabül eder. Sağlığın bozulması, bu karakterlerden birinin diğerlerinden baskın olması ve dengelerin değişmesiyle ortaya çıkmaktadır.

İmam Gazali ; Kimya-ı Saadet adlı eserinde ;

“.... Dört unsur dedikleri ateş, su, hava ve toprak, 4 yaya hizmetçi gibidirler. Kendi vatanlarından ayrılmazlar. Sıcaklık, soğukluk, yaşlık ve kuruluk olan 4 tabiat (yaratılış) onların elinde 4 kement gibidir. Mesela, bir kimseye yüzünü dünyadan döndürecek, üzüntü ve korku kaplayacak, dünya nimetleri kalbine iyi gelmeyecek ve akibetinin üzüntüsü kendisini istila edecek bir hal olursa, hekim bu hasta oldu der. Buna mali-hulya hastalığı denir. Bunun ilacı, kaynatılmış kimyondur.

Tabiyyeci derki ; bu hastalığın aslı tabiatın kuruluğundan gelmektedir. Beyni kaplar. Bu kuruluğun sebebi kış havasıdır. Bahar gelip, havada nem miktarı fazlalaşmayınca düzelmez.

Müneccim der ki ; bu onda meydana gelen sevdadır. Sevda Merih ile aralarında beğenilmeyen bir uygunluğun vaki olduğu utarit yıldızından zahir olur. Utarit, zühre ile müşterinin yanına gelmeyince, yahut aralarında 3 burç uzaklık olan 2 yıldız biraraya gelmeyince bu hal iyi olmaz. Hepsi doğru söylüyorlar. Fakat bu onların kavuştukları ilim miktarıncadır.. O halde hepsinin söylediği doğrudur.’

Geçmiş yüzyıllarda, her hastalık ayrı bir gezegenin etkisi altında kabul edildiğinden; tedavi yöntemleri ve ilaçlar da gezegenler esas alınarak seçilirdi. Örneğin; Mars ile bağlantılı hastalıklar yani yüksek ateş, yüksek tansiyon, iltihaplar, şişmeler ve yaralanmalar gibi; satürn etkisindeki ilaçlarla tedavi edilirlerdi. İlaçların tertiplerindeki özellik mars karşıtı olarak ateş düşürücü, yatıştırıcı, kan durdurucu gibi özellikleriyle, kurtboğan, kavak, arpa, avratotu, kendir, keten tohumu, banotu, meşe, devedikeni, çay, antimon, baldırotu gibi doğal maddelerdir.

Görüldüğü üzere bilimin de sınırlarını zorlamasıyla asırlar öncesinden tesbit edilen pek çok gezegensel ve burcsal ilişkiler, bilim tarafından yeniden tesbit edilmekte ve doğrulukları teyit edilmektedir.

Yükselen burçlara göre sağlık ile ilgili de önemli yaklaşımlar mevcuttur. Örnek vermek gerekirse yükselen burcu boğa olan insanlarda ense ve boğaz bölgesinin daha hassas olduğu, soğuk algınlığı ve anjine daha kolay yakalandıkları, çabuk kilo aldıkları, bu nedenle kilo problemleri yaşandığı, acıya diğer burç insanlarından daha dayanıklı oldukları görülmüştür.

Yükselen burcu ikizler olan insanlarda da, soğuk algınlığı, bronşit ve zatürreye karşı hassasiyet bulunduğu, hareketli bir yapıya sahip bu kişilerin sindirim sistemlerinin de iyi çalıştığı ve şişmanlamadıkları görülmüştür. Bu ve benzeri pek çok sonuç dikkat çekici olup, değerlendirilmeyi beklemektedir.

Bilimin öncülerinden ; Hipokrat, Aristo, Galen, El Zahravi, Muhyiddin Arabi, Erzurumlu İbrahim Hakkı, İbni Sina, El Biruni’ de öncelikle iyi birer astrologtular. Klasik Yunan çağında yazdığı ‘Havalar-Sular ve Yerler’ adlı kitabında Hipokrat şunları söylemektedir.

‘Astronomi tedaviye az değil, en çok etkiyi yapmaktadır. Çünkü bir insan, eğer zamanların değişmesini, yıldızların yükselip alçalmasını anlarsa, o yılın nasıl bir yıl olacağını önceden bilebilir, hazırlıklı olabilir.’

Ardından da Hipokrat, salgın hastalıkların da önceden bilinebileceğini söylemiştir. Hatta ona göre bunlardan bazılarını önlemek de mümkündür.

Diğer yandan, vücudun belli bölgelerine yapılacak müdahalelerin, ameliyatların ve verilecek ilaçların kendi öğretileri ve yazıları doğrultusunda yalnızca belli zamanlarda uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

Birbirinden bağımsız çalışmalar yapan astrologlar, boyun ve boğaz ameliyatlarının, ay boğa burcundan geçerken özellikle tehlikeli olduğu sonucuna ulaşmışlardır. Öyle ki, boğa burcu, boyun ve omuzları yönetmektedir.

Daha önce de ifade ettiğim gibi pek çok tasavvuf ehli düşünür, astroloji ve insan sağlığı konusunda ayrıntılı çalışmalarda bulunmuşlardır. Bunlardan Erzurumlu İbrahim Hakkı ayın tesirlerinden bahsederken şunları söylemektedir.

‘Ayın ilk 15 gününde sıcaklık ve rutubet çok olduğundan damarlar kan ile dolup, insan ve hayvan bedenleri kuvvet bulur. Dolunaydan sonra soğuk ve kuruluğun ağır basmasıyla ihtilat-ı erba, bedenin derinliklerinde bulunmakla damarlarda kan azalıp, büyüme ve gelişme az olur. İnsan ve hayvan bedenleri zayıflar. Arabi ayların ilk yarısında hastalanan, kolay kurtlurken, ikinci yarıda hastalananlar güç sıhhat bulurlar. Ayın ilk yarısında canlıların beyin dokuları ziyade olup, ikinci yarısında azalma olur.’

Tüm alemler (makrokozmos-büyük alem), ile insan (mikrokozmos-küçük alem) arasındaki bire-bir bütünsel ilişkiden sözetmiştik. Bu konuda tasavvuf ehli Aziz Nesefi’nin ilginç tesbitlerini okuyalım.

‘Küçük insanda ne varsa, büyük insanda da vardır. Çünkü nutfe, rahme düşünce ilk cevher meydana gelir. Yedi dış aza; baş, göz, iki el, ferc, iki ayak meydana gelir. Bunlar yedi iklimdir. Batın azalar, akciğer, dimağ, böbrek, kalp, öd kesesi, karaciğer ve dalaktan oluşur. Bunlar yedi göktür. Mesela akciğer birinci göktür. Görüneni kamer (ay) feleğidir. .... 3.sema zühre (venüs) feleğidir. Zühre büyük alemin böbreğidir...’ şeklinde devam etmektedir.

El Biruni’de vücut salgıları ve burçlar arasında ilişkiler şu şekilde ifade edilmektedir.
‘Burçların kuru ve nemli, hangi etkin özelliğe sahip olduğu bilindiği zaman, hangi burcun vücudun hangi sıvısına ve dünyadaki hangi elemente benzediğini tesbit etmek zor olmayacaktır. Sıcak ve kuru olan her burç; ateş ve safra ile, her sıcak ve nemli olan burç; hava ve kan ile, her soğuk ve nemli olan burç; su ve balgam ile ilişkilidir’ demektedir.

İhvan-ı Safa : Embriyolojik gelişmede gezegenlerin rolünü anlatır.Embriyolojik gelişme sırasında, insan vücudu tabiattaki diğer tüm varlık alemlerini kateder. Doğal süre olan döllenmeden doğuma kadar geçen 240 gün boyunca, ilk dört aylık dönem nebati nefsin etkisi altındadır.5.ay boyunca fetüsün organları, fetüs hala embriyo torbasının ortasında olmasına rağmen şekillenmeye başlar. Bu zamanda çocukta hayvan nefsi etkili olmaya başlar ve bu etki doğuma kadar sürer. Fetüs her dönemde belirli bir gezegenin etkisi altındadir. Külli nefsin vekilleri olarak bu gezegenler fetüse şekil verir ve büyümesini kontrol ederler.

Ona göre ; vücudun 9 cevheri, göklerin 9 sayısına tekabül etmektedir.Kemik, beyin, kas, damarlar, kan, sinir, deri, saç ve tırnaklar aynı gökler gibi birbiri üzerine sıralanmıştır.

Bu ve benzeri ifadelerle, vücudun çeşitli bölgelerindeki rahatsızlıklar ile gezegenler
arasında bire bir ilişkiler kurulmuştur. Gözlerin, Jüpiter ; kulakların, Merkür ; burun delikleri ve göğüs uçlarının, Venüs ; boşaltım organlarının Satürn ile ilgili olması gibi.

Varolan tüm sistemlerin aynı kaide ve kurallar dahilinde hükümlerini sürdürdüğü düşünüldüğünde astrolojinin sahip olduğu imkanların, özellikle hastalıkların önceden teşhisi ve kişi hangi rahatsızlıklara meyilli ise bu duruma uygun gerekli önlemlerin önceden alınabilmesi gibi konularda mutlaka kullanılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. İnsan yaratılmış en şerefli mahluk ve kainat onun hizmetinde. Mucize bir oluşumda yaratılan insanın en mükemmel bir şekilde üretim yapabilmesi zihinsel ve bedensel aktivitelerini maksimum noktada gerçekleştirmesine bağlı.

Astrolojinin bize bunca bilgi vermesi de, sağlık gibi en önemli bir konuda astrolojinin de kullanımının elzem olduğunu gösteriyor. Özellik arzeden vakaların doğum haritalarının hassasiyetle incelenerek gerek doğum anında aldığı etkiler, gerekse doğum öncesi alınan tutulum etkilerinin iyi gözden geçirilmesi, teşhis ve yönlendirme konusunda da faydalar sağlayabilecektir. Bu konuda ciddi istatistiki çalışma ve araştırmalar yapılmalı ve teşvik edilmelidir.

____ASTROFLAME____________________________
Bu dünyada CENNET te yaşayacağız diye değil...
Yaşadığımız yeri CENNET yapmak üzere gönderildik...
avatar
ali
Astro Özel Üye
Astro Özel Üye

Erkek
Koç Yılan
Mesaj Sayısı : 518
Yaş : 53
Nerden : tr
Kayıt tarihi : 31/03/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından JÜPİTER Bir Perş. Ağus. 12, 2010 8:41 am

degerli bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim ali bey,benimde merak ettigim bi konu bu özellikle aquarın oglumun haritasında ki neptün acıları için söledigi fibromialji hastalıgı ilerki yıllarda daha yogun yasanacakmıs peki bununla ilgili nasıl önlemler alabilirz
avatar
JÜPİTER
Astro Özel Üye
Astro Özel Üye

Kadın
Kova Domuz
Mesaj Sayısı : 525
Yaş : 47
Nerden : UZAYDAN
İş/Hobiler : İLETİŞİM,SPOR
Kayıt tarihi : 24/12/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. Ağus. 12, 2010 9:56 am

bişeyi merak ediyorum 6.evle ilgili temizlik pislik konusu mesela kimler en pistir ya da 6.evde hangi gezegenler ya da burçlar kişiyi pis yapar

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. Ağus. 12, 2010 9:57 am

yazı çok güzel olmuş bu arada merakımdan soruyorum siz mi yazdınız Ali Bey

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından JÜPİTER Bir Perş. Ağus. 12, 2010 11:18 am

Victoria demiş ki:bişeyi merak ediyorum 6.evle ilgili temizlik pislik konusu mesela kimler en pistir ya da 6.evde hangi gezegenler ya da burçlar kişiyi pis yapar
hayırdır victorya kız
avatar
JÜPİTER
Astro Özel Üye
Astro Özel Üye

Kadın
Kova Domuz
Mesaj Sayısı : 525
Yaş : 47
Nerden : UZAYDAN
İş/Hobiler : İLETİŞİM,SPOR
Kayıt tarihi : 24/12/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. Ağus. 12, 2010 11:19 am

merak işte

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından Misafir Bir Perş. Ağus. 12, 2010 11:22 am

satürnden şüpheleniyorum mesela kötü açılı bi satürn aya ve venüse mesela engeller temizlik konusunda verir diye düşünüyorum ama onun haricinde başka şeylerde olabilir mi ki mesela venüs var diyelim ya da merkür onlarda etkiler mi ki..

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından ali Bir Perş. Ağus. 12, 2010 12:10 pm

JÜPİTER demiş ki:degerli bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim ali bey,benimde merak ettigim bi konu bu özellikle aquarın oglumun haritasında ki neptün acıları için söledigi fibromialji hastalıgı ilerki yıllarda daha yogun yasanacakmıs peki bununla ilgili nasıl önlemler alabilirz


sn jüpiter siz neptün den bahsediyorsunuz ama rahatsızlık sebebi güneş temelli bir neden...

ayrıca hastalıklardan korunmak veya önlem almak ile ilgili çalışmalarıda paylaşacağız, bu konuyu bekleyin ltfen, fakat öncelikle neyin neden nasıl oluştuğunu bilmek anlamak adına bu bilgileri özümsemek gerekiyor...
bu arada bir gerçeği başka yönden bir başka açıdan bir başka şekilde başkalarıda açıklayabilir o da doğrudur bize göre mesele yaradılışın işleyişini kavramak gerekiyor.

____ASTROFLAME____________________________
Bu dünyada CENNET te yaşayacağız diye değil...
Yaşadığımız yeri CENNET yapmak üzere gönderildik...
avatar
ali
Astro Özel Üye
Astro Özel Üye

Erkek
Koç Yılan
Mesaj Sayısı : 518
Yaş : 53
Nerden : tr
Kayıt tarihi : 31/03/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından JÜPİTER Bir Perş. Ağus. 12, 2010 12:40 pm

teşekkürler,allah razı olsun ben beklerim
avatar
JÜPİTER
Astro Özel Üye
Astro Özel Üye

Kadın
Kova Domuz
Mesaj Sayısı : 525
Yaş : 47
Nerden : UZAYDAN
İş/Hobiler : İLETİŞİM,SPOR
Kayıt tarihi : 24/12/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından ali Bir Perş. Ağus. 12, 2010 1:08 pm

JÜPİTER demiş ki:teşekkürler,allah razı olsun ben beklerim

JÜPİTER demiş ki:degerli bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim ali bey,benimde merak ettigim bi konu bu özellikle aquarın oglumun haritasında ki neptün acıları için söledigi fibromialji hastalıgı ilerki yıllarda daha yogun yasanacakmıs peki bununla ilgili nasıl önlemler alabilirz

sn jüpiter, modern astrolojiden anlamıyorum aquar arkadaşımızın tesbiti hakkında fikir yürütemem, fakat baktığınız herne ise ltfen dikkatle inceleyin oğlunuzun haritasında her nereye bakıyorsanız rahatsızlık nedeni "güneş" gezegeni nedenli bir şey var ya bunu belirleyin yada bunu müsaid bir zaman hatırlatın ltfen.

____ASTROFLAME____________________________
Bu dünyada CENNET te yaşayacağız diye değil...
Yaşadığımız yeri CENNET yapmak üzere gönderildik...
avatar
ali
Astro Özel Üye
Astro Özel Üye

Erkek
Koç Yılan
Mesaj Sayısı : 518
Yaş : 53
Nerden : tr
Kayıt tarihi : 31/03/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Mesaj tarafından JÜPİTER Bir Perş. Ağus. 12, 2010 1:21 pm

ali demiş ki:
JÜPİTER demiş ki:teşekkürler,allah razı olsun ben beklerim

JÜPİTER demiş ki:degerli bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim ali bey,benimde merak ettigim bi konu bu özellikle aquarın oglumun haritasında ki neptün acıları için söledigi fibromialji hastalıgı ilerki yıllarda daha yogun yasanacakmıs peki bununla ilgili nasıl önlemler alabilirz

sn jüpiter, modern astrolojiden anlamıyorum aquar arkadaşımızın tesbiti hakkında fikir yürütemem, fakat baktığınız herne ise ltfen dikkatle inceleyin oğlunuzun haritasında her nereye bakıyorsanız rahatsızlık nedeni "güneş" gezegeni nedenli bir şey var ya bunu belirleyin yada bunu müsaid bir zaman hatırlatın ltfen.
tamam ali bey müsait bi zamanda hatırlatırım size ,bu konuda yardımızı bekliyorum
avatar
JÜPİTER
Astro Özel Üye
Astro Özel Üye

Kadın
Kova Domuz
Mesaj Sayısı : 525
Yaş : 47
Nerden : UZAYDAN
İş/Hobiler : İLETİŞİM,SPOR
Kayıt tarihi : 24/12/08

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz